2017 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2017 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Ocak 2018 Cuma
16 Ocak 2018 Salı
Masal Ülkesi Çalışması
Masal Ülkesi çalışmamızda temel olarak Orhan Veli Kanık'ın La Fontaine Masalları çevirisini kullandık. Orhan Veli'nin güzel Türkçe'siyle şiir olarak çevirdiği bu masallarla çalışma yapmak bizim için hem eğitici hem de eğlendirici oldu. Altta da örnek olarak bir şiir yer almaktadır.
Horoz İle Tilki
Görmüş geçirmiş, anasının gözü bir horoz
Tünemiş bir ağacın dalına.
Kurnaz tilki,
sesini yumuşatarak, ona
Dedi ki: “Kardeşçiğim, artık dostuz;
Barış oldu hayvanlar arasında.
Müjde getirdim sana, in de bir öpüşelim;
Ama Allah aşkına oyalanma;
Çünkü bilirisin ya, başımdan aşkım
işlerim.
Oysaki siz
serbestsiniz daima,
İşleri düşünemeye bilirsiniz;
Hem artık siz yardım da ederiz.
Ama, kuzum, in de
aşağıya bir
Doya doya öpeyim gözlerinden”
“Kardeşim” dedi horoz, “Bu mutlu
haberinden
Daha güzel bir haber almazdım şüphesiz.
Bu nefis
Bu mutlu haberinden.
Üstelik bunu senden öğrenmekle
Sevincim iki kat
oldu. Ama, dur hele…
Bunu müjdelemek için olacak,
Bak iki tazı geliyor koşarak”
Hızlı da koşuyorlar; haydi ben ineyim de
Hep birden öpüşelim tazılar geldiğinde.
“Hoşça kal “ dedi tilki, “Yolum biraz uzunca,
Kutlarız bu barışı yeniden buluşunca.”
Çabuk toplayıp tası tarağı,
Külhani bir anda tırmandı dağı.
Bir iş çıkmamıştı numarasından.
O sırada çalının arkasından,
İhtiyar horoz kıs kıs gülüyordu.
Oyunbazı oynatmak pek tatlı oluyordu.
Masalların sunumunda öğrencilerimiz kendi masallarıyla ilgili çizimlerini maskelerine yaptılar. Öğrencilerin 'inşad becerileri'ni geliştirmek için sunum öncesinde şiirlerini ezberlediler. Masalın sunumundan önce her masalla ilgili jest-mimik, vurgu ve tonlama üzerinde tek tek durduk. Bizim için bu çalışmada bir diğer önemli nokta masallardan dersler çıkarabilmekti. Her masal için bu masaldan hangi ana fikri çıkarabiliriz diye sınıfça tartıştık. Ulaştığımız cümleyi öğrenciler sunumlarının sonunda ifade ettiler.
Günlük Yazıyorum
Günlük, bizlerin gün içinde yaptıklarımızı, gözlemlerimizi, duygu ve düşüncelerimizi yazıya aktarma işidir. Günlük yazarken kullanabileceğimiz ifadeleri şu şekilde özetleyebiliriz:
- Betimleme yapmak: Betimleme kelimelerle resim çizmek gibidir. Anlattığımız olayı veya durumu dinleyicinin veya okuyucunun kafasında canlandırmaya çalışırız. Sanki fotoğrafını çekmişiz gibi ayrıntılardan bahsederiz. Bu ayrınların bizde bıraktığı etkiyi başka şeylere benzeterek ifade etmeye çalışırız. Duyu organlarımızı anlatıma katarız. Alttaki örneği inceleyelim, bu örnekte çocuğun ağacın altında nasıl uzandığını gözümüzde canlandırabiliyoruz; bu esnada ağzında bir ot çiğnediğini, kıyafetlerinin nasıl olduğunu hatta nasıl koktuğunu metni okurken gözlerimizde canlandırabiliriz.
'Çocuk bir akasya ağacının altına yüzükoyun uzanmış gökyüzünü izlemekteydi. Ayaklarını yukarı kaldırmış bir ileri bir geri sallıyordu. Ağzının kenarındaki otu çiğniyordu. Sırtında yırtık bir keten gömlek, bacağında at ahırı ve ezilmiş yeşil ot kokan bir pantolon vardı. Başını az bir şey bizden yana döndürüp uykulu gözlerle bana baktı. Ağzındaki otu dudağının öbür yanına itip gözlerini kapadı.'
- Açıklayıcı ve destekleyici ifadeler: örneğin, örnek olarak, özellikle, açıkçası, açıklamak gerekirse, yani, başka bir deyişle, başka bir ifadeyle. vb. ifadelerdir.
- Düşünceyi farklılaştıran ifadeler: ama, ancak, fakat, halbuki, lakin, ne var ki, yalnız, ne yazık ki vb. ifadelerdir.
- Özel ve genel ifadeler:
Genel durum bildiren ifadeler: "genellikle, çoğu zaman, sık sık, hep, sürekli, tamamen, genel olarak, çoğunlukla, her zaman" Özel durum bildiren ifadeler: "özel olarak, özellikle, bazen, bazıları, nadiren, sadece, kısmen, kimi zaman, biri, bunlardan biri, birkaçı, bazısı, yalnız"
- Duygusal ve abartılı ifadeler:
Abartılı ifadeleri niçin kullanırız?
Abartılı İfadeler:
Duygusal İfadeler:Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır.Evde dünya kadar işim var.Gözyaşlarım sele döndü.Senden binlerce kere özür diledim.Oluk oluk kanadı burnum.Korkudan gözleri fal taşı gibi açıldı.Kardeşim istediği oyuncak alınmayınca kıyameti kopardı.
Duygusal anlatıma örnekler;Zavallı çocuğu o halde görünce içim burkuldu.Karşımda onu görünce içim içime sığmadı.Başına bir iş gelmesinden çok korkuyorum.Onu görünce çok şaşırdım.Zeynep, arkadaşını çok özlüyordu.
Günlük yazarken bu ifadeleri yerli yerinde kullanırsak hem anlatım becerimiz gelişecek hem de yazma becerimiz daha iyi hale gelecektir. Zaten bunun önemine istinaden ikinci sınıftan beri öğrencilerimiz günlük yazmaya devam etmektedir.
Tangram
7'li Tangram 7
geometrik parçayı bir araya getirerek çeşitli
şekiller ortaya çıkarmaya dayalı bir zeka oyunudur.
Tangramın ne zaman ortaya
çıktığı hakkında kesin bir bilgi olmamakla
beraber bilinen ilk numune 1780’den kalma Utamaro’ya ait bir tahta parçası.
Bilinen en eski kitap 1813 Çin baskısı, ancak 1742 Japonya baskılı bir kitapta
da bulmacaya benzer bir tangram görülmektedir. Bilginler tangramın 18. yüzyıldan önce doğuda
başladığını ve batıya yayıldığını yayıldığını sanmaktalar. 1818’e kadar tangram
yayınları Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, İtalya, Fransa ve İngiltere’de
görülmüştür. 19. y.y.’da Avrupa’da ve
Amerika’da yayılmış ve popüleritesini günümüze kadar
sürdürebilmiştir. 19. y.y.da Çin’de o kadar yaygındı ki tangram parçaları
tabak, masa ve cilalı kutulara şekil vermekteydi.
7'li Tangram farklı büyüklükte 5 adet üçgen, 1 adet kare, 1 adet parelelkenardan
oluşmaktadır. Bu yedi parçanın Güneş, Ay, Mars, Jüpiter, Satürn, Merkür ve Venüs’ü
temsil ettiği söylenmektedir. 7'li tangramın dışında yumurta tangram, T tangram, kalp tangram çeşitleri de vardı. Biz 7'li tangramla çalışmalarımıza başladık. T tangram ve yumurta tangramla da devam ettik. Burada aşağıda 7'li tangramla ilgili çalışmalarımızdan bazılarını bulabilirsiniz.
Tangramdaki amaç tangram parçalarıyla bulmacadaki şekilleri oluşturmaktır.
Şekiller oluşturulurken parçaların
tümü kullanılmalıdır ve parçalar üst üste binmemelidir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






